TATVAN DEVLET HASTANESİNDE YÜZYILIN EN SAÇMA UYGULAMASI!

Bitlis 9 Ekim 2019 14:32
Videoyu Aç TATVAN DEVLET HASTANESİNDE YÜZYILIN EN SAÇMA UYGULAMASI!
A
a

Değerli okuyucular, Zamcı kral ile Tepkisiz Halk hikayesini belki duymuşsunuzdur. Bilmeyenler için de köşe yazımın sonuna ekledim, okuyunca tepkisiz halk benzetmesinden eksiğimizin olmadığını çok iyi anlayacaksınız.

Gel gelelim konuya, bildiğiniz üzere geçtiğimiz yıllarda Rahova Bölgesi’ne kurulan 400 yataklı devlet hastanesi, bölgemiz için gerçekten büyük bir yatırım oldu. Lakin Tatvan’da yaşayan vatandaşlarımızın özellikle kış aylarında ulaşım konusunda yaşadığı büyük sıkıntılar göz ardı edilemeyecek kadar büyüktü, hastaneye gitmek için uluslararası transit yolu kullanırken kaza yaparak hayatını kaybeden vatandaşlarımızda oldu, yoğun tipiden dolayı geceyi soğuk arabalarında rehin kalarak geçiren vatandaşlarımız da..
Sıkıntıları diğer gazeteci arkadaşlarımız gibi bende defalarca kalemime aldım. Nihayetinde eski doğum evi hastanesinin acil durumlarda yetersiz kaldığını fark ettirerek Tatvan’a 50 yataklı bir hastane yaptırılması konusunda siyasetçilerimiz hemfikir oldular.
Bir sıkıntı bitti derken bu kez başka bir sıkıntı patlak verdi.
Geçtiğimiz haftadan bu yana Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi’ne Bitlis ve Tatvan’dan yolcu taşıyan servislerin hastane bahçesine girmesi yasaklanmış.

BAK SEN ŞU İŞE!

Neymiş efendim, hastane içerisine durak yapılamıyormuşmuş da, minibüsler sadece duraklarda yolcu indirebiliyormuş!
El insaf be!

Bu halkın artık kanını mı içeceksiniz?
O minibüsleri oraya değil de eczanelerin önünde durmaya zorlayarak, hastaları ilaç alışverişlerini oradaki eczanelerden yapmaya mahkûm kılmak kimin haddine?
Birde kapıya koskocaman tabela astırmış Başhekim Beyefendi!
Hastaları düşünüyor ya kendince.. “ Toplu taşıma araçlarının girişi yasaktır. Yaşlı, engelli, gebe ve acil hasta getirenler hariç!
Sormazlar mı adama? Ya sen hasta değilsen hastaneye neye geliyorsun diye?
Var mı aranızda çay içmeye hastaneye giden?
Böyle saçmalık mı olur? Eczaneciler yolculara ilaç satacak, iki üç kuruş fazla para kazanacak diye, yürümeye takati olmayan hastalarımız zulüm çekecek?
Bir araştırayım bakalım dedim kimmiş bu vicdansız, halk düşmanı!
Herkes topu birbirine attı, belediye, hastane yönetimi yaptı diyor, hastane yönetimi kaymakamlık yaptı diyor, minibüsler hastalar bize sitem ediyor diyor?
Sahi kim yaptı bu uygulamayı?

Neymiş yönetmelikte servisler sadece duraklarda yolcu indirip bindirebilirmiş!

Hadi sayın Belediye Başkanları, Sayın Kaymakam, Sayın Hastane Yönetimi!

Gelin istediğiniz saatte gidelim duraklara hangi servis durak harici indir-bindir yapmıyor diye bakalım!

Nasıl yapsınlar, iki tane takım elbiseli memlekete gelince duraklar onların makam arabasının park yeri haline getirilmiyor mu?

Emniyet Müdürleri kanunu sadece halka mı uygulamakla mükellef?
Allah aşkına artık vazgeçin insanları sömürmekten!
Benim konuyla ilgili diyeceklerim bundan ibaret ama yapacaklarım bunlarla sınırlı değil!

O hastalar hastane kapısına kadar getirilecek!
Saygılarımla
Mustafa Yüzer / Gazeteci
 
 
Gün­ler­den bir gün Ma­li­ye Na­zı­rı, bü­yük bir te­lâş­la, adı be­lir­siz ül­ke­nin adı be­lir­siz kra­lı­nın hu­zu­ru­na çık­mış: “Efen­dim” de­miş, “ha­zi­ne­niz­de ku­ruş kal­ma­dı, is­raf için­de ya­şa­ma­nın so­nu­na gel­dik. He­men bir ça­re bu­la­maz­sak, if­lâs ede­ce­ğiz.”
Ma­li­ye Na­zı­rı’nın te­lâ­şı anın­da kra­la da bu­laş­mış. Ça­tal sa­ka­lı­nı çe­kiş­ti­re çe­kiş­ti­re sor­muş: “Ça­re ne­dir?”
Adı be­lir­siz ül­ke­nin Ma­li­ye Na­zı­rı şey­tan şey­tan gü­lüm­se­yip bil­giç bil­giç ba­ka­rak, öne­ri­si­ni Kra­la sun­muş: “Bu du­ru­ma dü­şen bir ma­li­ye­nin önün­de iki yol var­dır: Bi­rin­ci­si mas­raf­la­rı azalt­mak, ikin­ci­si ise ge­lir­le­ri ar­tır­mak.”
Dev­let har­ca­ma­la­rı­nı azalt­ma fik­ri Kral Haz­ret­le­ri­nin hiç ho­şu­na git­me­miş. Çün­kü o za­man, tan­ta­na­lı ya­şan­tı­sı­na bir nok­ta koy­ma­sı ge­re­ke­cek­miş...
“Ge­lir­le­ri­mi­zi ar­tı­ra­lım.”
Ama na­sıl? Yö­net­tik­le­ri ül­ke­de za­ten müt­hiş bir ha­yat pa­ha­lı­lı­ğı var­mış. Ver­gi­ler de da­ya­nıl­maz bo­yut­lar­day­mış.
“Pa­ra­yı bir şe­kil­de halk­tan top­la­ya­ca­ğız muh­te­şem Kra­lım” di­ye ko­nuş­miş, Ma­li­ye Na­zı­rı; “büt­çe ge­lir­le­ri­ni ar­tır­ma­nın en et­kin yo­lu bu­dur. Ke­sin so­nuç ve­rir.”
Kral mem­nu­ni­yet­le el­le­ri­ni ovuş­tur­muş:
“Ta­mam o za­man” de­miş, “ama bu­nu na­sıl ya­pa­ca­ğız? Da­ha ge­çen­ler­de ver­gi­le­ri ar­tır­ma­mış mıy­dık?”
“Ver­gi­le­ri ar­tır­ma­ya­ca­ğız, de­ği­şik bir yön­tem uy­gu­la­ya­ca­ğız.”
Kra­lın göz­le­ri par­la­mış: “Şim­di­ye ka­dar yap­ma­dı­ğı­mız bir şey kal­mış mı sa­hi?”
“Ta­bii” der­ken ağ­zı­nı ya­ya ya­ya sı­rıt­mış, Ma­li­ye Na­zı­rı; “ben böy­le gün­ler için va­rım. Ye­di­ğim ek­me­ğin hak­kı­nı ver­mem lâ­zım.”
Ve fik­ri­ni açık­la­mış: “Efen­dim, şeh­rin or­ta­sın­dan ge­çen neh­rin üze­rin­de­ki köp­rü­ye adam ko­yup ge­lip ge­çen­den pa­ra top­la­ya­ca­ğız.”
Kral Haz­ret­le­ri ba­yıl­mış bu fik­re:
“Ta­mam o za­man. Yaz ka­rar­na­me­yi ge­tir, he­men im­za­la­ya­yım.”
“Köp­rü pa­ra­sı” böy­le­ce yü­rür­lü­ğe gir­miş. Bir sü­re son­ra Kral, hal­kın ye­ni ver­gi kar­şı­sın­da­ki tep­ki­si­ni me­rak edip sor­muş.
“Ku­zu ku­zu pa­ra­yı öde­yip ge­çi­yor­lar” ce­va­bı­nı alın­ca, bir ka­rar­na­me da­ha ya­zıl­ma­sı­nı em­ret­miş:
“Köp­rü­nün çı­kı­şı­na da bi­ri­ni ko­yun, baş­ta­ki köp­rü­ye gi­riş pa­ra­sı top­lar­ken, son­da­ki köp­rü­den çı­kış pa­ra­sı top­la­sın” de­miş...
Yi­ne tep­ki gel­me­yin­ce, bir emir da­ha çı­kart­mış: “Köp­rü­nün or­ta­sı­na da bir adam ko­yun.”
“Ne pa­ra­sı top­la­ya­cak?”
“Ca­nım na­sıl­sa saç­ma­lı­yo­ruz, bu­lun bir şey­ler.”
“Ta­mam. Ona da ‘ek ver­gi’ de­riz.”
“Gi­riş Ver­gi­si”, “Çı­kış Ver­gi­si”, “Ek Ver­gi” der­ken, bir köp­rü ge­çi­şin­den üç kez pa­ra alın­ma­ya baş­la­nın­ca, halk­ta bir kı­pır­dan­ma ola­ca­ğı­nı dü­şü­nen Kral, kı­sa sü­re son­ra yi­ne ya­nıl­dı­ğı­nı an­la­mış. Bu kez köp­rü­de di­ki­len adam­la­ra em­ret­miş:
“Pa­ra­sı­nı öde­ye­ni bir de dö­ve­cek­si­niz.”
Böy­le­ce halk hem pa­ra ver­me­ye, hem de da­yak ye­me­ye baş­la­mış.
Ye­ni uy­gu­la­ma­nın et­ki­si­ni biz­zat gör­mek is­te­yen Kral, gün­ler­den bir gün, hal­kı şe­hir mey­da­nı­na top­la­mış: “Var mı köp­rü pa­ra­sın­dan şi­kâ­ye­ti olan?” di­ye sor­muş.
Bi­ri çe­ki­ne çe­ki­ne par­mak kal­dır­mış. Söz ve­ri­lin­ce de şöy­le ko­nuş­muş:
“Efen­dim, köp­rü­de­ki adam­la­rı­nız hem pa­ra top­lu­yor hem bi­zi dö­vü­yor ya, za­man kay­bı olu­yor. Bi­zi döv­dür­mek için ay­rı­ca bir ki­şi ta­yin eder­se­niz, ak­şam­la­rı kuy­ru­ğa gir­mek zo­run­da kal­ma­yız.”
 

 
Kaynak : MUSTAFA YÜZER
1000
icon
Cevdet 23 Ekim 2019 16:11

Sanki Adam Akıllı Durak düzeni Var Çarşıda? Herşey dört dörtlükte bi hastanenin girişinde yolcu indirip bindirilmesi gerekiyormuş.. Ya ben hep görmüyorum.çarşıda sözde minibüslere durak yapılmış.ama bakıyorsun ya zabita arabası ya polis arabası yada uzmanlar falan park ediyo. Minübüsçü ne yapsn ki .park etme dese düzen yok + toplu taşıma her şekil bahane ile ceza yazılır adama. Velhasıl zor .bizim insanlarımız yazıktır.ALLAH yardımcımız olsun.

0 0 Cevap Yaz
Serhat Sayılgan 9 Ekim 2019 17:39

Bu hainliktir

0 0 Cevap Yaz
Remzi 9 Ekim 2019 14:54

Peşkej çekiyolar bizi

0 1 Cevap Yaz
kenan aygörmüs 9 Ekim 2019 14:38

allah peygamber senden razi olsun hastalari müsteri olarak görüyorlar

0 2 Cevap Yaz
yazarlar YAZARLAR
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Bitlis'in Tüm Detayları..
 
Kanal Bitlis
Herkese Açık grup · 9.121 üye
Gruba Katıl